Benzer Yazılarımız

Çocukluk ve ergenlik döneminde zaman zaman öfke, kaygı, korku, dikkat dağınıklığı, uyku sorunları, okul isteksizliği veya davranış değişiklikleri görülebilir. Bu durumların bir kısmı gelişim sürecinin doğal bir parçası olabilir. Ancak belirtilerin uzun süre devam etmesi, şiddetlenmesi veya çocuğun günlük yaşamını etkilemeye başlaması durumunda çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi düşünülebilir.

Çocuk psikiyatrisine başvurmak için mutlaka ciddi bir psikiyatrik sorun ortaya çıkmasını beklemek gerekmez. Çocuğun davranışlarında, duygularında, akademik performansında veya sosyal ilişkilerinde belirgin bir değişiklik fark edildiğinde erken değerlendirme, yaşanan güçlüğün daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Çocuk Psikiyatristi Hangi Durumlarla İlgilenir?

Çocuk ve ergen psikiyatrisi; çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkabilen duygusal, davranışsal, gelişimsel ve psikiyatrik güçlüklerin değerlendirilmesi ve tedavisiyle ilgilenir.

Başvuru nedenleri çocuğun yaşına ve gelişim dönemine göre değişebilir. Sık karşılaşılan durumlar arasında şunlar bulunur:

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri
  • Öğrenme güçlükleri ve disleksi
  • Otizm spektrum bozukluğu ve gelişimsel farklılıklar
  • Kaygı ve korkular
  • Sınav kaygısı
  • Depresif belirtiler ve duygudurum değişiklikleri
  • Takıntılar ve tekrarlayıcı davranışlar
  • Tikler
  • Uyku sorunları
  • Yeme ile ilişkili güçlükler
  • Okula gitmek istememe ve okul reddi
  • Akran zorbalığı
  • Öfke ve davranış sorunları
  • Teknoloji kullanımının kontrol edilmesinde güçlük
  • Aile içi sorunların veya boşanma sürecinin çocuk üzerindeki etkileri

Bu belirtilerden birinin görülmesi tek başına çocuğun psikiyatrik bir bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Belirtilerin süresi, şiddeti, ortaya çıktığı ortamlar ve çocuğun günlük işlevselliğine etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Hangi Belirtilerde Çocuk Psikiyatrisine Başvurulabilir?

Her çocuğun gelişim süreci farklıdır. Bu nedenle tek bir davranış üzerinden değerlendirme yapmak doğru değildir. Bununla birlikte bazı değişikliklerin sürekli hale gelmesi profesyonel değerlendirme ihtiyacını düşündürebilir.

Davranışlarda Belirgin Değişiklikler

Çocuğun daha önce göstermediği davranışların ortaya çıkması veya mevcut davranış sorunlarının belirgin biçimde artması dikkate alınmalıdır.

Sık öfke nöbetleri, saldırgan davranışlar, kurallara uyum sağlamakta belirgin güçlük, dürtüsel davranışlar veya içe kapanma gibi değişiklikler gözlemlenebilir.

Burada önemli olan davranışın yalnızca varlığı değil, ne kadar süredir devam ettiği ve çocuğun yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.

Dikkat ve Odaklanma Güçlükleri

Çocuğun ders sırasında dikkatini sürdürmekte zorlanması, başladığı işleri tamamlayamaması, sık eşya kaybetmesi, yönergeleri takip etmekte güçlük yaşaması veya kolayca dikkatinin dağılması ebeveynlerin çocuk psikiyatrisine başvurma nedenlerinden biri olabilir.

Ancak her dikkat dağınıklığı DEHB anlamına gelmez.

Uyku sorunları, kaygı, duygusal güçlükler, öğrenme sorunları ve çevresel faktörler de çocuğun dikkat performansını etkileyebilir. Bu nedenle kapsamlı değerlendirme önemlidir.

Okul Başarısındaki Düşüş Ne Zaman Önemlidir?

Çocuğun akademik performansında kısa süreli dalgalanmalar yaşanabilir. Fakat daha önce yapabildiği görevlerde zorlanmaya başlaması, ders başarısında belirgin düşüş görülmesi veya okuma, yazma ve matematik becerilerinde yaşıtlarından farklı güçlükler yaşaması değerlendirilmelidir.

Özellikle;

  • Okumayı öğrenmekte zorlanma,
  • Harf veya kelimeleri karıştırma,
  • Okuma hızının beklenenden düşük olması,
  • Yazılı anlatımda belirgin güçlük,
  • Matematik becerilerinde sürekli zorlanma,
  • Ders çalışmasına rağmen beklenen ilerlemenin görülmemesi

gibi durumlarda özgül öğrenme güçlüğü açısından değerlendirme gerekebilir.

Dikkat eksikliği ile öğrenme güçlüğünün belirtileri zaman zaman birbirine benzeyebildiğinden, güçlüğün kaynağının doğru belirlenmesi önem taşır.

Çocuklarda Kaygı Ne Zaman Destek Gerektirir?

Korku ve kaygı çocukluk gelişiminin doğal parçalarıdır. Küçük bir çocuk ebeveyninden ayrılmaktan korkabilirken okul çağındaki bir çocuk sınavlar veya arkadaş ilişkileri konusunda endişelenebilir.

Ancak kaygının çocuğun günlük yaşamını sınırlamaya başlaması farklı değerlendirilmelidir.

Örneğin çocuk kaygısı nedeniyle okula gitmek istemiyor, arkadaşlarından uzaklaşıyor, tek başına uyuyamıyor, belirli ortamlardan sürekli kaçınıyor veya yoğun fiziksel belirtiler yaşıyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

Karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, çarpıntı veya nefes almakta zorlanma hissi gibi bedensel yakınmalar da bazı çocuklarda kaygıyla birlikte görülebilir. Bununla birlikte fiziksel belirtilerin öncelikle gerekli tıbbi değerlendirmelerinin yapılması önemlidir.

Ergenlerde Duygusal Değişimler Nasıl Değerlendirilmelidir?

Ergenlik döneminde duygu değişimleri, aileden bağımsızlaşma isteği ve arkadaş ilişkilerinin önem kazanması beklenen gelişimsel özellikler arasındadır.

Bu nedenle her içe kapanma veya sinirlilik psikiyatrik bir sorun anlamına gelmez.

Ancak ergenin uzun süre boyunca keyifsiz olması, daha önce keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşması, sosyal ilişkilerinin belirgin biçimde azalması, okul performansının düşmesi veya uyku ve iştah düzeninde önemli değişikliklerin ortaya çıkması değerlendirme gerektirebilir.

Özellikle kendine zarar verme davranışları veya ölüm ve intiharla ilgili düşünceler ifade edilmesi durumunda konu ertelenmemeli ve acil profesyonel destek alınmalıdır.

Çocuğun Okula Gitmek İstememesi Normal mi?

Bazı çocuklar zaman zaman okula gitmek istemeyebilir. Ancak bu durum sıklaşıyor ve çocuk okula gitmemek için yoğun direnç gösteriyorsa altında yatan nedenin anlaşılması gerekir.

Okul reddinin arkasında;

  • Ayrılık kaygısı,
  • Sosyal kaygı,
  • Akran zorbalığı,
  • Akademik güçlükler,
  • Öğrenme sorunları,
  • Dikkat problemleri,
  • Öğretmen veya arkadaş ilişkilerindeki sorunlar

gibi farklı etkenler bulunabilir.

Bu nedenle yalnızca “okula gitmek istemiyor” davranışına odaklanmak yerine çocuğun neden okula gitmek istemediğinin araştırılması önemlidir.

Otizm ve Gelişimsel Farklılıklarda Ne Zaman Değerlendirme Yapılmalı?

Çocuğun gelişimiyle ilgili soru işaretleri olduğunda erken değerlendirme önem taşır.

Göz teması, sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim, oyun becerileri, dil gelişimi, tekrarlayıcı davranışlar veya değişikliklere uyum gibi alanlarda gelişimsel farklılıklar fark edilebilir.

Bu belirtilerin görülmesi tek başına otizm tanısı anlamına gelmez. Çocuğun gelişiminin bütüncül olarak değerlendirilmesi gerekir.

Gerekli görülen durumlarda klinik görüşmeye ek olarak ADOS-II gibi değerlendirme araçlarından yararlanılabilir. Bu araçlar tek başına tanı koymaz; kapsamlı klinik değerlendirmeyi desteklemek amacıyla kullanılır.

Çocuk Psikiyatristi İlk Görüşmede Ne Yapar?

İlk görüşmenin temel amaçlarından biri çocuğun yaşadığı güçlüğü yalnızca tek bir belirti üzerinden değil, yaşamının bütünü içinde anlamaktır.

Değerlendirme sırasında çocuğun gelişim öyküsü, belirtilerin ne zaman başladığı, aile yaşamı, okul süreci, arkadaş ilişkileri, uyku ve günlük alışkanlıkları gibi birçok alan ele alınabilir.

Çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre çocukla ve ebeveynlerle ayrı veya birlikte görüşmeler gerçekleştirilebilir.

Gerekli görüldüğünde öğretmenlerden bilgi alınması, çeşitli ölçeklerin kullanılması veya dikkat ve gelişim alanlarına yönelik ek değerlendirmeler planlanması da söz konusu olabilir.

Çocuk Psikiyatrisinde Test Yapılması Şart mıdır?

Hayır. Her çocuğa aynı testlerin uygulanması gerekmez.

Hangi değerlendirme araçlarının kullanılacağı çocuğun yaşına, gelişim özelliklerine ve başvuru nedenine göre belirlenir.

Örneğin dikkat süreçlerinin değerlendirilmesi gereken bazı durumlarda MOXO Dikkat Ölçme Testi, otizm açısından değerlendirme gereken durumlarda ADOS-II, öğrenmeyle ilgili güçlüklerde ise uygun klinik değerlendirme bataryaları kullanılabilir.

Ölçekler ve testler klinik görüşmenin yerine geçmez. Elde edilen sonuçlar çocuğun öyküsü, gözlem ve diğer klinik bulgularla birlikte değerlendirilir.

Çocuk Psikiyatrisinde Tedavi Nasıl Planlanır?

Tedavi yaklaşımı her çocuk için aynı değildir.

Çocuğun yaşı, gelişim dönemi, belirtileri, belirtilerin şiddeti, günlük yaşam üzerindeki etkileri ve aile koşulları göz önünde bulundurularak bireysel bir tedavi planı oluşturulur.

İhtiyaca göre süreçte bilişsel davranışçı terapi (BDT), kabul ve kararlılık terapisi, bilişsel davranışçı oyun terapisi, destekleyici psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı veya aile temelli yaklaşımlardan yararlanılabilir.

Bazı durumlarda klinik değerlendirme sonucunda farmakoterapi de tedavi seçeneklerinden biri olabilir. İlaç tedavisinin gerekli olup olmadığı çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından bireysel olarak değerlendirilir.

Ebeveynler Ne Zaman Beklememeli?

Bir davranışın birkaç kez görülmesiyle uzun süredir devam etmesi arasında önemli bir fark vardır. Ebeveynler için temel ölçütlerden biri, yaşanan durumun çocuğun işlevselliğini etkileyip etkilemediğidir.

Belirtiler;

  • Uzun süredir devam ediyorsa,
  • Zaman içerisinde şiddetleniyorsa,
  • Okul başarısını etkiliyorsa,
  • Arkadaş ve aile ilişkilerinde sorunlara neden oluyorsa,
  • Çocuğun günlük aktivitelerini sınırlandırıyorsa,
  • Çocukta belirgin sıkıntıya yol açıyorsa

bir çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi yararlı olabilir.

Bunun yanında çocuğun kendisine veya başkasına zarar verme riski bulunması, kendine zarar verme davranışları göstermesi ya da intihar düşüncelerinden söz etmesi gibi durumlarda rutin randevu beklenmemeli; uygun acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır.

Erken Değerlendirme Neden Önemlidir?

Çocuklarda yaşanan güçlüklerin erken dönemde fark edilmesi, sorunun kaynağının anlaşılması ve çocuğun ihtiyaçlarının belirlenmesi açısından önemlidir.

Amaç çocuğa hızlı bir şekilde bir tanı veya etiket koymak değil; yaşadığı güçlüğü doğru anlamaktır.

Bazen değerlendirme sonucunda yaşanan durumun gelişim döneminin özellikleriyle ilişkili olduğu görülebilir. Bazı durumlarda ise psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı, okul ile iş birliği veya başka tedavi yaklaşımlarının planlanması gerekebilir.

Çocuğun gelişim özelliklerini, aile yaşamını, okul ortamını ve sosyal ilişkilerini birlikte ele alan bütüncül bir değerlendirme, izlenecek yolun belirlenmesine yardımcı olur.

Ankara’da Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Değerlendirmesi

Çocuğunuzun veya ergenlik dönemindeki yakınınızın davranışları, duygusal durumu, dikkat süreçleri, gelişimi ya da okul yaşamıyla ilgili soru işaretleriniz varsa çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi için başvurabilirsiniz.

Uzm. Dr. Duygu Bilgili Can, Ankara Çankaya Çukurambar’daki kliniğinde çocuk ve ergenlerin duygusal, davranışsal ve gelişimsel süreçlerine yönelik değerlendirme ve tedavi hizmetleri sunmaktadır.

Değerlendirme süreci her çocuğun bireysel ihtiyaçları doğrultusunda planlanır; gerektiğinde psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı, klinik değerlendirme araçları ve uygun tedavi seçeneklerinden yararlanılır.

Randevu ve bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.

Dr. Duygu Bilgili Can | Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

Son Yazılarımız

Benzer Yazılarımız

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Üzerine

Çocukların ve gençlerin duygusal, davranışsal ve gelişimsel süreçlerini daha yakından anlamanıza yardımcı olacak bilgilendirici içerikleri keşfedin.

Dr. Duygu Bilgili Can | Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

Çocuk Psikiyatrisine Ne Zaman Başvurulmalı?

Çocukluk ve ergenlik döneminde zaman zaman öfke, kaygı, korku, dikkat dağınıklığı,